Medya Estetiği ve Beden Dismorfik Bozukluğu: Sosyal Medyanın Rolü
Psikoloji Öğrencisi Meryem Ayca Keskin Mart 23, 2026 93 0

Sosyal medyanın her alanda hayatımızdaki payı oldukça artmış durumdadır. Medya haber aracı olmanın ötesinde vücut algılarımız üzerinde de etki edecek düzeyde hayatımızın bir parçası haline gelmiştir. Özellikle, medyanın bedenimiz üzerindeki algılarımız, güzellik standartlarımız ve yaşam stillerimiz üzerindeki etkisi gözle görülür şekilde artmaya devam etmektedir. Sosyal medya kullanımının arttığı bu dönemde güzellik algılarımızın geçmiş gibi olmadığını, değiştiğini fark etmiş olabilirsiniz.

Pinterest, Facebook, Instagram, Tiktok gibi mecralar dönemimizde en sık kullanılan sosyal medya mecraları olarak söylenebilir. Bu mecralarda yayımlanan fotoğraflar ve videolar kişilerde oluşan güzellik algısının değişmesinde ve yeni standartların oluşmasında büyük rollere sahiptir.

Sosyal medya etkisiyle toplumda belirli standartların oluşması toplum üzerinde olumsuz etkiler bırakabilir. Bedenimizin estetiği üzerinde fazlaca düşünmeye itebilir, cerrahi işlemler hakkında güzellemeler karşımıza çıkabilir. Hatta her bireyi etkileme üzerine bir strateji sergileyebilir. Genelde inanılanın aksine sosyal medya sadece kadınları etkilemez. Hem erkekleri hem de kadınları olumsuz biçimde etkileyebilir. Yaş faktörü de önemli bir detay olarak görülmektedir. Bu algı değişimleri çocukluk çağlarında başlayıp yetişkinlik çağına da sıçrayan/ yansıyan travmalara neden olabilir. Özellikle yirmili yaşların başında beden algısı üzerindeki kaygılar yoğun şekilde seyredebilir. Bu travmalar sonucunda kişiler birçok psikolojik rahatsızlıkla karşı karşıya kalabilir. (Öztürk, 2002). Bu rahatsızlıklardan bir tanesi ise beden dismorfik bozukluk olarak adlandırılır. Gelin bakalım neymiş bu beden dismorfik bozukluk.

Beden Dismorfik Bozukluğu nedir?

Beden Dismorfik bozukluk (BDB) diğer bir adıyla beden algı bozukluğu, kişinin kendi dış görünüşünde gerçekte var olmayan fakat var olduğunu düşündüğü bir beden kusuruna sahip olduğunu düşünmesi, bu konu üzerine aşırı uğraş göstermesi ve bir kusuru var ise de o kusuru olduğundan farklı bir kusur gibi değerlendirmesi olarak tanımlanabilir (APA, 2000).

Dismorfi terimi 1880’lerde İtalyan psikiyatrist Enrique Morselli tarafından kullanılmıştır. Dismorfi, Yunanca çirkinlik anlamına gelen dismorfia’dan üretilmiştir.

Kişi çirkin veya estetik olmadığını düşünebilir ve dış görünüşünden sürekli şikâyet edip görünüşünü değiştirmek isteyebilir. Yakınmalar genellikle yüz ile ilgili göze çarpmayan veya gerçek olmayan kusurları içerir. Çoğunlukla yüz, burun, dudak, saçlar ya da cinsel organlara ilişkin endişeler görülebilir. Yaş faktörünün etkisiyle beraber kişilerin yakındığı durumlar da farklılaşabilir. Örneğin ergenlerde daha çok cilt ön plandayken, yetişkinlerde bu yakınma daha çok bedensel şekilde görülebilir.

Ergenlerle yapılan bir çalışmada, Batı toplumunda yüz, cilt ve saç en sık kaygı uyandıran bölgeler olarak belirtilmiştir. Beden dismorfik bozukluğa sahip kişilerin %68 ila % 98’i birden çok beden bölgesiyle ilgili kaygılar yaşamaktadır. Hastaların kusurlu buldukları ve aşırı şekilde uğraştıkları beden bölgeleri sayısı ortalama 5-7 olarak bildirilmiştir.

Sonuç

Sosyal medya etkileriyle beraber beden algısı bozukluğu yaşayan bireylerin oranı oldukça artmaktadır. Her yaştan ve cinsiyette görülebileceğini söylemiştik. Maalesef ki sosyal medyadaki güzellik ve beden standartları bu algının bozulmasına sebebiyet veren en büyük faktörlerdendir. Cerrahi işlemlerin güzellenmesi sayesinde kişiler kusurlarından bu işlemlerle kurtulabileceğine dair bir inanış geliştirebilmektedir. Erkekler için bozulan beden algısı daha çok kaslı bir görünüm kazanma üzerine görülebilir. ‘Yeterli’ kilo veya kas kütlesi olmayan bireyleri kusurlu hissettirebilen durumlar maalesef ki mevcuttur.. Kusurlarımızı çirkinlik olarak adlandırmak yerine onları kabul etmek en faydalı bakış açısı olabilir çünkü insan görünüşündeki kusurları değiştirebilecek düzeye gelse de başka insanları ve kendi iç dünyasındaki bazı durumları, kişilik yapısını değiştirebilmesi pek de mümkün olmayabilir...İnsan olmanın doğasında kusurluluk var. Kusurlara tahammül edememe ve var olan kusurlarla oynama ihtiyacı, kendini olduğu gibi kabul edememeyle bağlantılı denilebilir. Her kişinin kilosu, yüz hatları veya boy uzunluğu kendine hastır. Sosyal medyanın bu denli kullanıldığı devirde hala kendimiz olmaya devam edebiliyor olabilmeliyiz.

Kaynakça

Aslan H. Beden dismorfik bozukluğu: bir gözden geçirme. Düşünen Adam 2000; 13:33-41

Göksan B. Ergenlerde beden imajı ve beden dismorfik bozukluğu (Uzmanlık tezi). İstanbul, Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 2007

Ray P. Ç., Demirkol M. E. ve Tamam L. (2012) Beden Dismorfik Bozukluğu. Psiki yatride Güncel Yaklaşımlar, 4(4): 547-565.

Tiggeman, M., Hayden, S., Brown, Z. & Veldhuis, J. (2018). The effect of Instagram “likes” on women’s social comparison and body dissatisfaction. Body Image, 26, 90-97.

 

 

 

Yorumlar
Yorum Yap