Çocukların dünyası güven, oyun ve sevgi üzerine kuruludur. Ancak bazen bu denge bir travmatik olay ile bozulabilir. Travmatik yaşantılar çocukların güven, ve dünyaya bakış açılarını değiştirebilir. Travma yaşayan bir çocuğun psikolojik iyileşmesini desteklemek, travmanın etkilerini azaltmayı hedefler. Birçok ebeveyn, çocuğu için ‘nasıl yardımcı olabilirim?’ diyerek endişelenir. Bu yazıda travma yaşayan çocuklara destek vermenin yollarını ele alacağız.
Travma; doğrudan yaşanılan ya da doğrudan tanıklık edilen yaşantıdan tutun, aile bireyi ya da yakın arkadaşın başına gelen ya da mesleki olarak deneyimlenen gerçek göz korkutucu bir biçimde ölümle ya da ağır yaralanmayla karşı karşıya gelmiş ya da cinsel saldırıya uğramış olma (DSM-5) olarak tanımlanmaktadır. Travma sonrası her çocukta farklı tepkiler gözlenebilir.
- Kimi çocuk öfke, korku ya da ağlama nöbetleriyle tepki veririr.
- Kimisi uyumakta zorlanabilir, gece korkuları artabilir ve kabuslar görebilirler.
- Kimileri içine kapanabilir.
- Küçük yaş gruplarında alt ıslatma, parmak emme gibi geçmiş yaş dönemlerine gerileme davranışları görülebilir.
- Oyunlarında travmaya dair oyunlar oynayabilirler.
Bu tepkiler, aslında çocuğun başa çıkma biçimidir. Onları bastırmak yerine anlamaya çalışmak, ilk iyileştirici adımıdır.
Bu süreçte ebeveynlerin temel görevi çocuğun güven duygusunu yeniden kazandırmaktır. Günlük rutinleri korumak, sakin bir iletişim kurmak ve duygusal tutarlığı sürdürmek, çocuğun yıkılan güven inancını yeniden onarmaktır. Çocuğun duygularını bastırmak ya da yok saymak yerine, ‘korkmuş olman çok normal, ben buradayım.’ gibi ifadelerle iyileşme sürecini destekleyebilirsiniz.
Çocuklar çoğu zaman yaşadıklarını kelimelerle anlatamayabilirler. Çocukların temel iletişim biçimi olan oyun ile yaşadıkları travmayı ifade edebilirler. Oyun, resim çizme veya hikaye anlatımı ile duygularını yansıtabilecekleri güvenli alanlarıdır. Öncelikle ebeveynlerin oynanan oyunlarda daha çok müdahale etmeden gözlemci olmalarını önererek belirtiler birkaç hafta içerisinde azalma göstermiyorsa mutlaka bir uzmana danışılması gerekmektedir. Çocuklar yaşadıkları durumu oyunlarla anlatıp anlamlandırmaya eğilim gösterdikleri için özellikle 3-6 yaş aralığında oyun terapistiyle çalışılması önerilmektedir.
Ebeveynler için bir diğer adım ise kendi duygusal dengelerini korumaktır. Travma sonrası çocukla kurulan ilişki sadece sözel destekten ibaret değildir. Çocuklar, bakım verenlerin duygularını hissedebilirler. Ebeveynin bedensel duruşu, ses tonu, sakinliği ve tutarlılığı çocuğun psikolojik iyileşme sürecinde kritik rol oynar.
Eğer belirtiler uzun süre devam ediyorsa veya günlük yaşamı belirgin bir şekilde etkiliyorsa, profesyonel destek almak en doğru karardır. Travma çocuklarda derin izler bırakabilir. Ancak doğru destek ile çocuklar yaşadıkları zorluklardan güçlenerek çıkabilirler.