Bedenin Bazen Yediklerinle Seni Anlatır
Psikolog Yeliz Birkeser Haziran 10, 2026 99 0

Yemek yemek çoğu zaman sıradan bir ihtiyaç olarak görülebilir. Bazılarımız için  için sıradan bir ihtiyaç olmayabilir. Yemek yedikten sonra kendimizi nasıl hissettiğimiz yemekle olan ilişkimizi bize açıklayabilir. Günümüzde gittikçe artan şekillendirilmiş beden standartları, insanların yemekle sağlıklı ilişki kurmasını engelliyor. Bu engelleme yeme bozukluğu tanısı almış kişileri her geçen gün artırıyor. Yeme bozuklukları anoreksiya nevroza, bulmia nevroza ve son yıllarda tanımlanan tıkınırcasına yeme bozukluğu olan tanı grubudur. Ancak yeme bozukluklarının altında sadece dış görünüşe önem verme yatmayabilir. Yeme bozukluklarının altında yatan birden çok sebepler vardır.  Bu yazımızda yeme bozukluklarının altında yatan sebepleri inceleyeceğiz.  İşte yeme bozukluklarının altında bazı sebepler:

Düşük özsaygı ve bedensel imaj: Kişinin kendi vücudu hakkında olumsuz düşünceleri ve düşük özgüveni, yeme bozukluklarına yol açabilir. Birey, dış görünüşüne fazla önem verdiğinden aşırı diyet yapabilir. Birey ne kadar spor ve diyet yaparsa yapsın bedenini beğenmez.

Mükemmeliyetçilik: Mükemmeliyetçi düşünceler başkalarıyla kıyaslama eğilim, kişiyi sürekli olarak  vücut görüntüsünü ve kilosunu kontrol etme ihtiyacı hissedebilir. Mükemmeliyetçi insanlar kendilerine koydukları hedeflere ulaşmak nadiren mümkündür. Bu nedenle istedikleri bedene hiçbir zaman ulaşamadıklarını düşünürler.

Kaygı  ve depresyon: Yeme bozuklukları sıklıkla depresyon, anksiyete bozuklukları veya travma ile ilişkilidir. Yeme bozukluğu, bu duygusal acıyı geçici olarak dindirme amacıyla bir başa çıkma mekanizması olarak gelişebilir.

Güzellik standartları: Medya ve popüler kültür, ince ve ‘ideal’ beden imajlarını sürekli olarak vurgular. Bu baskı, bireylerin kendini yetersiz hissetmelerine ve vücutlarını aşırı kontrol etmeye yönelmelerine neden olabilir. Yeme bozuklukları genellikle beden algısı ile ilişkilidir.

Aile baskısı ve toplumsal normlar: Ailede vücut görüntüsüne aşırı önem verilmesi veya toplumda şekillenilmiş beden standartları, kişilerin yeme bozukları yaşamasına neden olabilir. Bir  annenin çocuğunun sürekli  yediğine karışması veya sürekli  kilosunu kontrol etmeye çalışması yeme bozukluğuna yatkınlığını artırabilir. Arkadaş ilişkilerinde problemler ya da iş yerinde yaşanan zorluklar gibi dışsal faktörlerde neden olabilir.

Travma ve stres: Çocukluk dönemindeki travmalar yeme bozuklukları ile ilişkilendirilebilir. Fiziksel veya duygusal travmalar örneğin, istismar, şiddet kişilerin yeme alışkanlıklarını etkileyebilir. Ayrıca, hayatın erken dönemlerinde yaşana stresli olaylar, bireyin yeme alışkanlıkları üzerinden duygusal düzenleme yapmasına neden olabilir. Örneğin, okul sürecinde çocuğun dış görünüşü ile ilgili yaşadığı zorbalıklarda yeme bozukluklarını tetikleyebilir.

Yeme bozukluğunun altıda yatan sebepler bunlar olabilir. Yeme bozukluklarının sebepleri değiştiği gibi tedavisinde kişiden kişiye değişebilir. Yeme bozuklukları tedavi edilebilir.  Tedavi süreci boyunca kişilerin kendilerine karşı şefkatli olmaları çok önemlidir. Yeme bozukluğu yaşayan kişiler sıklıkla kendilerini suçlu hissedebilir, ancak bu tür duygular tedavi sürecinin parçasıdır. Kendine karşı nazik olmak ve küçük adımlarla iyileşmeye devam etmek sürecin en sağlıklı şekilde ilerlemesini sağlar.

 

 

 

REFERANS;

Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders. 5 ed. Arlington: American Psychiatric Association; 2013

TÜRK PSİKİYATRİ DERNEĞİ

Yorumlar
Yorum Yap